Monthly Archives: October 2012

bir dostun ardından…

Aşağıdaki yazıyı 4-5 gun önce yazıp post etmeye içim elvermemişti. Ama 11 yıllık sadık dostum, kızım Buffy artık bizimle değil. Sadece köpek sahiplerinin anlayabileceği bir bağ vardı aramızda. Yokluğunu çok hissediyoruz. Binlerce sabah – tam 3000 küsur- sevinçle beni karşılayan ve yolcu eden evimizin ferdi artık yok. Her köpek sahibi, ilk köpek alırken bilir ki, muhtemelen kendisi o canlıdan daha fazla yaşayacak ve er geç o gün gelecek. Buffy vucudunu saran kanserle aylarca savastı. Son 20 gun cok yoruldu, bir gram yemek kabul etmedi vucudu ve sürekli serum takviyesi yaptık. Artık yemek yiyemez, yürüyemez ve köpek gibi kaliteli yaşayamayınca onu bu acıdan erkenden kurtarsak mı diye çok düşündük. Düşünürken acaba bir ümit var mı diye tedavilerden cevap bekledik. Aşağıdaki yazı işte o son günlerden. Çok iyi veterinerle, çabalarken bir sabah çok güçlü bir krizle karşılaştık. Koşarak veterinere yetiştirdik. Artık gözleri korkuyor ve çok çok yorgun olduğunu gösteriyordu. Ne kadar güzel yaşadıysa, o kadar da güzel bir ölümü haketti Buffy. Çok zor da olsa, daha fazla acı çekmeden en sevdiği ve güvendiği 2 insanın yanında uyuyarak bize veda etti.

İnsanların çok daha büyük acılar yaşadığı bu hayatta, bir köpek için bu kadar mesele edilir mi diye düşünebiliriz. Ama geçtiğimiz yıllarda bazı yakın çevremin bildiği travmalar bile, beni Buffy’yi kaybettiğim güne duyarsız yapmadı. İnsan kalbinde herkese yetecek kadar yer var sanırım. Ve birini kaybedince, onun acısı ayrı oluyor.

Fotograftaki gibi, bir gün hepimizin gideceği meçhul yerde koşup oynadığını ümit ediyorum.

Buffy and Bono @ Shelby farms… Memphis, TN

——————————————————–

GITMEYE HAZIR 😦

Son günlerde sabahları, köpeğim Buffy’nin gözlerine bakmak için uyanıyorum. Genelde sabah normal insanlar uyanıp tuvalete girer, yüzünü gözünü yıkar. Bizim evde ise sabah saatleri için fazla neşeli ya da ağlayan çocuklar, onun üzerine çılgınca sallanan kuyruklar ve bu arada bir yandan kahvaltı hazırlamalar, bir yandan servise yetişen çantalar, bir yandan acilen çişe cıkması gereken köpekler, bir karmaşa bir güne hazırlık koşturmasıdır sürer gider. Son 2 yıldır, ancak arabaya bindiğimde tuvalete gitmeyi unutmuş olduğumu farkettğin günler oldu. Her sabah için 2 çocuk, 2 köpek çok mutlu aile tablosu çizecek halim yok. Çizenlere de ayrıca gıcık oluyorum. Herkesin her an mutlu olmasını beklemek imkansız. Ancak evimizin küçük fertlerinden ve ortamdan tek eksik olmayan bitmek tükenmek bilmeyen enerjidir.

İşte bu günlerde evimizin bir ferdinde bu enerji maalesef yok. 11 senedir her eve geldiğimde sanki günlerdir beni görmemişçesine üstüme atlayan, sabah alarmdan sonra 2 dakika uyusam protestolarıma aldırmadan anında yalayan, her buzdolabına gittiğimde yanımdan ayrılmayan köpeğim Buffy sabah kalkmıyor, yemek yemiyor, ve vücudunu saran kansere karşı artık çok da sağlam duramıyor.

Her evcil hayvan sahibinin korktuğu o “karar” gününün cevabı işte bende her sabah Buffy’nin gözlerinde aranıyor. Sadece evcil hayvan sahiplerinin anlayabileceği o gözlerdeki herşeyi bilen anlamlı bakışın arkasında artık gitme zamanının gelip gelmediğini sorguluyorum. Dün veterinerde 5 saat geçirdikten sonra, karar gününün çok da uzak olmadığını biliyorum.

4 sene önce annemi akciğer kanserine kaybetmiş ve birebir tedavisinde bazı zamanlar kararları kendi başıma verme zorunluluğunda kalmak zorunda olmuş olsam bile, Tanrı’yı oynamak sorumluluğumuzdaki herkes için çok zor, bu bir hayvan olsa bile.

20 yıldır hemen hergün evimde bir köpeğim oldu. İlk yıllarda insan onların duygularının, hislerinin bizimle aynı olduğunu düsünüyor. Sonra 100lerce köpeği barınaklardan kurtardıktan, evimde çok fena durumdaki köpekleri iyileştirdikten, bazını iyileştiremedikten sonra onların dünyasının çok farklı olduğunu anladım. Köpek ve insan ilişkisinde 2 değişmez kural var “karşılıksız sevgi” ve “sahiplik sorumluluğu”. Kimin karşılıksız sevgi verme konusunda kapasitesi olduğunu söylemeye gerek yok. Maalesef ben dahil kimse, evlatlarımızı bile severken köpeklerin dünyasındaki karşılıksız sevgiyi sorgusuz sualsiz verme kapasitesinde değil. Hergün dayak yiyen, bahçenin bir köşesine atılmış, aç bırakılmış hayvanlar geldi evime. Havlulara, pamuklara sarıp baktık. Yine de ilk günler sahipleri evleri için ağlayıp uludular. İşte bu nedenle, bir köpeğin en temel ihtiyacı ona ev, yemek ve huzur sağlayabilecek bir sahiptir. Belki de biz “kırık” insanların da en büyük ihtiyacı “karşılıksız sevgi” olduğundan köpek insan ilişkisi yüzyıllardır sürer. Maalesef de bu ilişkide kurala uymayan yine çoğunlukla insandır.

Buffy 100lerce köpek arasında kendi sahsına munhasır özellikleri olan bir köpek. Bunların en önemlisi bitmek tükenmek bilmeyen bir iştah, koşma ve oynama ihtiyacı ve sarsak bir mutluluk geliyor. Ama bugunlerde bunların hiçbiriyle işi yok.

İşte maalesef bu günlerde sabah beni çok hasta ve gözleri “gitmeye hazır” bir köpek karşılıyor…

Advertisements